Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image Hosted by Resim-Yukle.com

İSLAM

Kurban bir ibadettir 2







Konu ile ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:

“Hz. İsmail (A.S.), babası Hz.İbrahim (A.S.) ile beraber yürüyüp gezecek çağa gelince, babası:

- Oğulcağızım, yavrucuğum! Ben seni rüyada boğazladığımı görüyorum; bak artık, bir düşün, ne dersin? dedi. Hz.İsmail (A.S.) da:

- Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap! İnşaALLAH beni sabredenlerden bulacaksın, dedi.”

Aman ALLAH’ım! Muhterem okuyucu! Şu teslimiyete bakın! Kendimizi bir Hz.İbrahim (A.S.) yerine koyalım! Bir de Hz.İsmail (A.S.) yerine! Aynı teslimiyeti gösterebilir miydik? Ne dersiniz? Hz.İsmail (A.S.) gibi: “Ey babacığım! Madem ki ALLAH Teâlâ’nın emridir. İşte boynum, ALLAH Teâlâ’nın emrine karşı kıldan incedir, emrolunduğunu yap, kesebilirsin, inşaALLAH beni sabredenlerden bulacaksın!” diyebilir miydik? Yoksa olanca gücümüzle isyan mı ederdik? Şahsî, iş ve ev hayatımızdaki yaşantımız, hareket tarzımız nasıl davranabileceğimizi gösteriyor, değil mi?

“Bu şekilde her ikisi de ALLAH Teâlâ’nın emrine teslim olup, babası oğlunu alnı üzerine yıkıp yatırınca, Biz O’na:

- Ey İbrahim! Gördüğün rüyaya gerçekten sadakat gösterdin. Hiç şüphe yok ki biz iyi hareket eden kimseleri böyle mükâfatlandırırız, diye nida ettik. Gerçekten bu, apaçık ve kesin bir imtihandır.

Biz, oğlunun yerine O’na büyük bir kurbanlık fidye verdik.” (Saffat Sûresi: 102-107)

Görülüyor ki, Kur’an-ı Kerim de Hz. İbrahim(A.S.)’ın gördüğü rüyanın vahiy olduğunu teyit etmiştir. Çünkü Cenâb-ı Hak kendisine seslenirken:

“Ey İbrahim! Gördüğün rüyaya gerçekten sadakat gösterdin.” buyurmuştur.

Hz.İbrahim (A.S.), ALLAH Teâlâ’nın emrine boyun eğerek oğlunu kurban etmek üzere şakağı üzerine yatırınca, Cenâb-ı Hakk, Hz.İsmail (A.S.)’ın yerine bir koyun kurban etmesini emretmiştir. Hz.İsmail (A.S.)’ın yerine bir koyunun kurban edilmesinin emredilmiş olması, Cenab-ı Hakk’ın insanlığa büyük bir lütfudur. ALLAH, İnsanları Hz. İbrahim (A.S.) gibi Ulu’l-azm bir Peygamber aracılığıyla insan kurban etmekten kurtarmış olmasaydı, muhtemelen insanlar, “İnsan kurban etme” gibi korkunç bir geleneğe sahip olabilir ve onları o korkunç gelenekten kimse kurtaramazdı. Hz. İbrahim (A.S.), oğlu yerine Cenâb-ı Hakk’ın kendisine gönderdiği koçu kurban etmiştir. Böylece kurban, Hz. İbrahim (A.S.)’dan sünnet olarak bu şekilde bize intikal etmiştir.

Hz. İbrahim (A.S.)’ın, oğlu Hz.İsmail (A.S.)’ı kurban etmek istemesinin bir benzerinin de Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin dedesi Abdulmuttalib tarafından yaşandığı haber verilmektedir. Zemzem kuyusunun kazılması sırasında Kureyş’le karşılaştığı zorluklardan dolayı Abddulmuttalib, eğer on tane oğlu olursa onlardan bir tanesini Kâbe’nin yanında ALLAH için kurban etmeyi adamıştı. Çekilen kur’a da, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin babası Abdullah’a çıkmıştı. Abdulmuttalib adağını yerine getirmeye karar verdi. Kureyşliler böyle bir adetin yerleşmesinden korkarak, kendisine engel olmuşlardı. Daha sonra Abdullah’ın yerine 100 tane deve kurban edilmiştir. Bu olayla Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin, insanlığa kurtarıcı olarak gelişinin bir işareti olarak, insan hayatının maddi ölçüsü tam 10 misli yükselmiş bulunuyordu.