Allah-u Zülcelal'i gerçekten sevmek nasıl mümkün olur?
Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"Resulüm de ki; Eğer Allah 'ı seviyorsanız bana uyunuz. Uyunuz ki Allah'ta sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret etsin. Allah-u Teala (kullarını) çok mağfiret edici ve çok merhamet edicidir. " (Âl-i İmran;31) Bu ayet-i kerime sorulan soruya tam bir cevap olmaktadır. Bir kulun Allah-u Zülcelal'i sevmesi demek; Allah-u Zülcelali büyük bilmesi ve kemal sıfatlarının tamamıyla muttasıf ve bütün noksanlıklardan münezzeh olduğunu itikad etmesiyle birlikte O'na itaat etmesi, emirlerine sarılması, yasaklarından kaçınması, rahmetini ümit etmesi, gazabından korkması, Allah'ın Resulüne uyması demektir. Muhabbet kalbte gizli olduğu için, Allah-u Zülcelal'e ibadet etmek, O'nun emirlerine sarılmak, yasaklarından kaçınmak, muhabbet eseri kabul edilmiştir. Bu eserlerden iz bulunmayan kimselerin Allah-u Zülcelal'i sevmek iddiaları yalandır. Bütün bunlar gösteriyor ki, Allah-u Zülcelal'i seven ve O'nun tarafından sevilen ve günahları mağfiret olunan bir kul olabilmek için tek çare Allah-u Zülcelal'i sevmek, O'nun emirlerine sımsıkı sarılmak, nehyettiği şeylerden kaçınmak ve Allah Resulüne ittiba etmektir. Böyle olan kimseleri Allah-u Zülcelal çok sever. Nitekim Allah-u Zülcelal bir kulunu çok sevdiği zaman Cebrail (a.s)'e; "Allah-u Zülcelal filanı seviyor, sende sev!" diye nida eder. Cebrail (a.s)'de o kulu sever. Daha sonra Cebrail (a.s) gök ahalisine; "Allah-u Zülcelal falan kulu seviyor, onu sizde seviniz!" diye nida eder. Sonra yerdeki insanların gönlüne o kimse lehine kabul ve sevgi konulur da onu tanıyan müslümanlar tarafından sevilir. (Buhari) Sonuç olarak Allah-u Zülcelal'e ve Hz. Peygamber (a.s.v)'e itaat; iman ve sevgi yolundan geçer. Allah-u Zülcelal'i sevmek, O'nun emirlerini yerine getirmekle olur. O'nun emirlerini insanlara duyuranda Hz. Peygamber (a.s.v)'dir. O halde Hz. Peygamber (a.s.v)'in getirdiklerini kabul etmek ve O'nun yolundan gitmek lazımdır.
